Sorgun Mutlu Son Masaj Hizmeti
Sorgun Mutlu Son
“rahatlık İçinde Yatsın, ” diye mırıldandı Harry ve gözlerini kapattı. Doğru muntazam Sorgun Mutlu Son düşünmek için fazlasıyla yorgundu. Beyninde dönerek duran başka bir sual daha vardı. Pentagrama baştan neden dikkat etmemişti? Yıldız ve elmaslar. Neden ikisi içinde daha önce bir bağ kurmamıştı? Ya da kurmuş muydu? Kim bilir hızlı davranıp, bilinçaltı ondan önce davranıp, cinayetlerden birinde gördüğü bir şeyle pentagram arasında bir bağlantı kurmuş ve o bunu anlamamış mıydı?
Cinayet işlenen yerlerin hepsini gaslınün önüne getirmeye çalıştı. Sannergata’da Lisbeth. Cari Berners Plass’da Barbara. Ve yan odadaki duşta Camilla. Nerede ise çıplaktı. Derisi ıslaktı. Ona dokunmuştu. Suyun sıcaklığından dolayı gerçekte olduğundan daha az bir süre önce ölmüş şeklinde görünüyordu. Beate onu dokunurken görmüştü.
Dokunmaktan kendini alamamıştı. Elini sıcak, düz kauçuk bir yüzeyin üstünde dolaştırmak gibiydi. Başını kaldırmış ve yalnız olduklarını fark etmişti. Sadece o vakit duştan akan sıcak suyun farkına varmıştı. Gözleri yine aşağılara inmiş ve ışıldayan gözleriyle kendisine baktığını görmüştü. O an irkilmiş ve ellerini çekmişti; ve kızın gözlerindeki bakış da tv kapandığında olduğu benzer biçimde sönmüştü. Acayip, diye düşünmüş ve elini yanağına koymuştu. Duştan akan sıcak su elbiselerini sırılsıklam etmişti.
Sorgun Mutlu Son
Işıltı yavaşça geri gelmişti. Diğer elini midesine koymuştu. Gözleri canlanmıştı. Ellerinin arasında vücudunun hareket ettiğini hissedebiliyordu. Onu hayata geri döndüren şeyin dokunuşu olduğunu, dokunuşu olmasa kızın o an yok olup öleceğini biliyordu. Alnını kızınkine koymuştu. Su elbiselerinin içine giriyor, derisini ıslatıp aralarında ılık bir filtre görevi görüyordu. İşte o vakit kızın gözlerinin mavi değil de kahverengi bulunduğunu farkına varmışti. Ve dudaklarının soluk değil kıpkırmızı ve yaşam dolu bulunduğunu.
Rakel. Dudaklarını kızınkilerle birleştirmişti. Dudaklarının buz benzer biçimde soğuk olduğunu anlayınca korkuyla titredi. Kız ona bakıyordu. Ağzı hareket ediyordu. “Ne yapıyorsun?” Harry’nin kalbi duracak gibi olmuştu. Biraz kelimelerin hâlâ odada yankılanmasının bunun bir rüya olmadığını göstermesinden, biraz da sesin bir kadına ilişik olmamasından dolayı. Fakat onu en çok korkutansa yatağın önünde ona doğru eğilen biri olmasıydı.
Son yorumlar