Sorgun Mutlu Son
Sorgun Mutlu Son
“EÄŸer bilmen gerekiyorsa, ” dedi sertçe, “Sinirlerime egemen olmak için içimden sayıyordum.”Sorgun Mutlu Son Turner, bir süre dikkatle ona baktıktan sonra, mevzuÅŸtu, “Saymasaydın kim bilir bana neler söylerdin, düşüncesi bile insanın tüylerini ürpertiyor.” “Sabrım taşıyor.” “Hayır!” Sorgun Mutlu Son dedi inanmamış gibi bir alaycılıkla. Miranda kitabı tekrar kaldırdı, onu göz ardı etmeye çalışarak. “Åžu zavallı kitaba iÅŸkence etmeyi bırak, Miranda. Ä°kinizde biliyoruz ki onu okumuyorsun.” “Beni rahat bırakacak mısın!” diye patladı nihayet.
“kaça geldin?” “Ne?” “Hangi rakamdasın? Hassas duygularımı incitmemek için saydığını söylemiÅŸtin.” “Bilmiyorum. Yirmi. Otuz. Bilmiyorum. Dört aÅŸağılamadan sonra saymayı bıraktım.” “bir tek otuza kadar mı sayabildin? Bana yalan söyledin, Miranda. Benim yanımda sabrının taÅŸtığını hiç sanmıyorum.” “Evet… Ben… Sabrım, ” diye geveledi.
“Sanmıyorum.” “Aaa!” Kitabı ona fırlattı. Kafasının yan tarafına çarptı. “Ahh!” “Bebek olma.” “Zalim olma.” “Beni kışkırtmayı bırak!” “Seni kışkırtmıyordum.” “Lütfen, Turner.” “Peki, tamam, ” dedi ters ters, kafasının yan tarafını sıvazlayarak. “Seni kışkırtıyordum fakat beni görmezlikten gelmeseydin bunu yapmazdım.” “Özür dilerim fakat ben daha çok, seni göz ardı etmemi istediÄŸini düşünmüştüm.” “böyle bir düşünceyi aklına hangi ÅŸeytan soktu?” Miranda’nın aÄŸzı açık kaldı. “Sen delirdin mi?
Sorgun Mutlu Son
En az son on beş gündür sanki vebalıymışım benzer biçimde benden kaçıyorsun. Sırf beni görmemek için annenden bile
kaçtın.” “Ä°ÅŸte bu doÄŸru deÄŸil.” “Git de bunu annene so ÅŸekilde.” Turner yüzünü buruÅŸturdu. Sorgun Mutlu Son “Miranda, arkadaÅŸ olarak kalmamızı isterim.” Miranda başını salladı. Acaba Ä°ngilizcede daha zalim sözcükler olabilir miydi ? “Mümkün deÄŸil.” “niçin olmasın ?” “Her ikisini aynı anda yapamazsın, ” diye sürdürdü Miranda, gücünün her zerresini sesinin titremesine engel olmak için harcarken.
“Beni öpüp sonrasında da arkadaÅŸ olarak kalmak istediÄŸini söyleyemezsin. Worthıngtonlar’da icra ettiÄŸin ÅŸeklinde beni aÅŸağılayıp sonra da beni sevdiÄŸini iddia edemezsin.” “Olanları unutmalıyız, ” dedi yumuÅŸak bir tonla. “Bu olanları dostlığımız için deÄŸilse bile ailem için geride bırakmalıyız.” “Bunu yapabilir misin ?” diye sordu Miranda. “hakikaten unutabilir misin? Çünkü ben yapamam.” “elbet yapabilirsin.” dedi. Biraz fazla sakindi. “Ben senin kadar sofistike deÄŸilim, Turner, ” dedi, ve sonra zehir zemberek bir halde ekledi, “veya bir ihtimal senin kadar sığ deÄŸilim.” “Ben sığ deÄŸilim, Miranda, ” diye karşılık verdi.
Son yorumlar