Sorgun Masaj Salonu-Masöz Esra

Sorgun Masaj Salonu-Masöz Esra

Sorgun Masaj Salonu-Masöz Esra John, bazen Bob’u neyin bu duruma soktuğunu merak ediyordu: her süre yeniden yeniden aynı suali sorması, “Bu bowling kupalarını nereden aldın?” vs., etrafta beceriksizce dolaÅŸması, dalgın olması, bazen kahvesini dö kmesi ki John bunu temizlerdi ve Bob yapmış olduğının hemen hemen hiç farkında olmazdı.

Bob bir zamanlar, John için bir kahramandı, çü nkü yapmış oldukları ve sö yledikleriyle  oldukca mükemmel birisiydi. O günler artık geçmişti, John o günlerin hasretini çekiyordu.

Bowling kupaları sö nü k bir şekilde odada parlamaya devam ettiler ve Willard, okunmamış

 

bir yakarma benzer biçimde, aralarında bir gölgeydi.

Daha sonrasında, John ve Pat, Greta Garbo hakkında konuşarak geri dö necek ve ışığı açacaklar; ve işte orada sadık Willard ve onun kupaları olacaktı.

Sorgun Masaj Salonu-Masöz Esra

Bob kemerini çıkartıp yavaşça Constance’ı kırbaçlamaya baÅŸladı: kalçalarında ve bacaklarının peÅŸinde hafifçe kırmızı lekeler bırakıyordu. Hanım çok sıkı yerleÅŸtirildiği için tüküremediÄŸi tıkacın arkasından soyut olarak inliyordu.

HaÌ‚laÌ‚ kimi zaman onu kırbaçladığında tahrik  oluyordu.  IË™lk  defalarda,  daha  Bob’un penisinde kaybolmayan siğiller oluÅŸmadan  ö nce, O’nun  Hikâyesi  oyununu  oynadıkları süre, bunu yaptığında tahrik olmuÅŸtu.

Onu kırbaçladığında hiçbir süre bedenini yaralamaz veya morartmazdı. Buna çok dikkat ederdi. Asıl amacı onun canını yakmak değildi.

Onu tıkaçlamak ve bağlamak kadar nerede ise onu kırbaçlamak da Bob’u tahrik etmezdi, ama gene de bunu acınacak durumda olan seks yaşantılarının sonucu oluşan alışkanlıklarının bir parçası olarak yapardı, çünkü tıkacın arkasından onun inlemesini duymak hoşuna giderdi.

Constance’ın bu durumda hiç hoşlanmadığı vaka ağzına tıkaç sokulmasıydı fakat bu, Bob’u maksimum tahrik eden ve yapmakta en kö tü olduğu şeyin bir parçasıydı çü nkü bunu yapmış olduğında çok fazla heyecanlanır ve sinirlenirdi. Tıkaçlama ü zerine neden bu kadar yoğunlaştığını anlayamazdı Constance, Bob da bunu ona hiç söylemezdi, çünkü kendisi de bilmiyordu.

Bob, kimi zaman niçin onu tıkaçladığını ö ğrenmek ister, ama mantıklı bir sebep bulamazdı.

Yalnız hoşuna gidiyor ve yapıyordu.

Çoğu vakit Constance’ı bağlamayı bitirdikten  sonrasında,  ki  bu  yapmış olduğı  ilk  iÅŸti, Constance, “lü tfen ağzımı tıkaçlama. Beni bağlaman ve kırbaçlamanda bir mesele yok ama, lü tfen beni tıkaçlama.